Showing posts with label Alberta Hunter - Sweet Georgia Brown. Show all posts
Showing posts with label Alberta Hunter - Sweet Georgia Brown. Show all posts

Monday, April 20, 2009

111. BENİM GİBİ





Birileri,

her türlü meyve ve sebze, zeytinyağlılar ve balık gibi hafif ve sağlıklı yiyecekleri tercih ettiğimi; ama kırmızı etten ve yağlı yemeklerden pek haz etmediğimi ve junk food hayatta yemediğimi,

kokulara karşı zaafım olduğunu ve çeşitli sabunları, doğal aromaları, kremleri ve baharatları çok sevdiğimi; hatta boş vakitlerimde bu tip dükkanlara girip, vakit geçirmeye bayıldığımı,

Blues, Soul ve Jazz başta olmak üzere müziğin her türlüsünü sevdiğimi ve takip ettiğimi; buna rağmen herhangi bir alet çalmak ya da şarkı söylemek gibi konularda inanılmaz derecede yeteneksiz olduğumu,

vakit buldukça seyahate bayıldığımı, hatta bavul yapma ve açma işinden pek bir zevk aldığımı,

çiçeklerden en çok laleyi sevdiğimi ve kesinlikle botanik insanı olmadığım için saksı çiçeklerine asla bakamayıp, birinci haftanın sonunda bir şekilde öldürdüğümü,

kitap okumayı sevdiğimi ve her gece yatmadan önce ortalama on sayfa okumaya çalıştığımı,

bomboş vakitlerimde 2-3 bilinmeyenli denklemler başta olmak üzere matematik problemleri çözmekten keyif aldığımı;

bazen de evde vakit geçirmeyi sevdiğimi, hatta herkesi eve toplayıp hep beraber vakit geçirmeyi sevdiğimi,

şarapla ilgili her şeyi,

renklerden mor, yeşil ve kırmızıyı sevdiğimi; ama genelde kendime siyah veya beyaz renk kıyafetler aldığımı;

ayakkabı takıntım olduğunu,

film seyretmeye bayıldığımı, evde koca bir DVD koleksiyonum olduğunu,

spora haftada birkaç kere gitmeye çalıştığımı ve önem verdiğimi; buna rağmen kayak, yüzmek, yelken ve benzeri aktiviteleri sevmediğimi,

eleştirilmekten, önemsenmemekten ve düşüncesizlikten hiç hoşlanmadığımı;

herhangi bir şey yaratmayı ve bunun için de yemek, resim ve bazen de takı-toka yapmayı sevdiğimi,

scrabble, tabu, tavla ve benzeri oyunları oynamaya, kazanmaya da bayıldığımı,

kahve tutkunu olduğumu ve sade içmeyi sevdiğimi,

ellerimi çirkin bulduğumu,

hediye almaktan çok vermeye bayıldığımı,

arada Intouch, People gibi haftalık yabancı dergileri alıp, okumayı sevdiğimi,

genelde geç kaldığımı ama eski yıllara göre zamanlama konusunda artık daha iyi olmaya başladığımı,

çoğu zaman ayağımı sallamadan uyuyamadığımı; ama uykumun da oldukça ağır olduğunu ve top patlatsalar bile uyanmadığımı,

günlerden en çok cumayı sevdiğimi,

renk uyumu ve düzen konusunda takıntılı olduğumu,

başta para olmak üzere ne kadar çabaladıysam bile asla hiçbir şey biriktiremediğimi,

bir yerlerde fazla oturamadığımı,

dans etmeyi sevmediğimi, beceremediğimi düşündüğümü,

asabiyet, agresiflik ve negatiflikten feci şekilde rahatsız olduğumu, böyle ortamlardan bir şekilde hemen uzaklaşmaya çalıştığımı,

karanlıktan korktuğumu,

parfüm değiştirmediğimi, devamlı değiştirip duran ya da aynı dönemde birden fazla koku kullanan kişileri asla anlayamadığımı,

yaz mevsimini sevdiğimi, kış mevsimini de genelde hep nezle ve grip ile geçirdiğimi,

dondurmaya bayıldığımı; ama çikolatalı ya da sütlü dışında başka hiçbir çeşit yemediğimi ve a.o.ç.'ye bayıldığımı,

arada çikolata krizine girdiğimi, favorimin de portakallı bitter olduğunu,

herkesi olduğu gibi kabul ettiğimi, insan ayırt etmediğimi ve kimseyi değiştirmemeye çalışmak gerektiğini düşündüğümü,

“mevcut anı keyifle yaşama”nın önemine ve “sonunda her şeyin olacağına vardığı”na inandığımı,

yaz veya kış fark etmeksizin evde cam açtığımı,

yükselenimin Yengeç olduğunu,

turkuaz, mercan, yeşim, inci gibi yarı değerli taşları sevdiğimi,

beyaz altın ve gümüş takmayı sevmediğimi; sarı renk tercih ettiğimi,

telefon numarası hayatta ezberleyemediğimi, ama isim ve tarihler konusunda inanılmaz bir hafızaya sahip olduğumu,

"motion sickness"ım olduğunu ve araba, otobüs, tekne, uçak fark etmeksizin, hatta salıncak da dahil her vasıtanın feci tuttuğunu,

belirsizlikten rahatsız olduğumu, kolay karar verip, zor pişmanlık duyan biri olduğumu,


yani beni, artık hiç bir şey anlatmama gerek kalmadan, olduğum gibi bilsin ve anlasın istiyorum...