
Babam benden tam 29 yıl ve 1 ay önce Ankara'da ailesinin üçüncü çocuğu olarak dünyaya geldi. Çocukluk yıllarında boyu bir anda attı, sonra aynı süratle de durdu. Annemle evleninceye kadar da hep zayıf, 27-28 beden kot giyen bir delikanlı oldu.
Eski fotoğraflarına bakıldığında bile hemen fark edilen her daim ciddi yüz ifadesi, yaptığı her işe hakim edası baki kaldı.
Müziğe, sayılara, sistemlere ve el becerisi gerektiren her şeye hep yeteneği vardı. Buna paralel çocukluk yıllarında bile kendine kazaklar örer, mandolin çalar, lise yıllarında "radyo yapan çocuklarla" beraber çeşitli icatlar yapardı.
Liseyi 1972 yılında dereceyle bitirdikten sonra Orta Doğu Teknik Üniversitesi'ni de yine süper performansıyla tamamladı ve 22 yaşında üniversiteyi bitirdi. Aynı yıl çalışmaya başladı ve üzerine yetinmedi bu dönemde bir de masterını 24 yaşında tamamladı.
Bu sırada sevgili anneciğimle tanıştı ve iki sene sonra 26 yaşındayken de evlendiler.
Bir de 29 yaşındayken güzel mi güzel, akıllı mı akıllı, sevimli mi sevimli bir kızın, sayemde babası oldu :)
Bu arada 80 döneminin iyi okumuş, güzel yetişmiş mühendis furyasına kapılıp 26 yaşındayken Suudi Arabistan'lara bir yıllığına gidip, dolu dolu dokuz sene yaşadı. Çok çalıştı, çok çırpındı ve hayat zamanla geriye ödedi: 36 yaşında Türkiye'ye döndüğünde genel müdürlük seviyelerinde çok güzel bir işi, iyi bir arabası, kendine ait güzel bir evi vardı. Şimdi bu yaşlarda böyle bişey neredeyse imkansız :) Otuz üç yıl çalışmış ve hala çalışmaya devam etmesine rağmen sadece dört farklı iş yerinde çalışmış olmanın istikrarının göstergelerinden biri olduğunu düşünmektedir.
Babam, her çocuğun sahip olmak isteyeceği bir babadır eminim. Çok yaratıcıdır, her konuda çok özenlidir. İnanılmaz düşünceli ve bir erkekten beklenmeyecek performansta duyarlıdır. Elinden her iş geldiği için ev erkeği olarak da aranılan bir adamdır. Muhteşem yemek yapar, hem göze hem mideye cinsinden. Elinden her türlü tamirat gelir elektronikten musluğa, mobilya montajından biçki dikişe kadar her şey. Çok iyi araba kullanır.
Matematik zekası çok kuvvetli olduğu için her konuda pratik çözümler üretir. Entelektüeldir, müzik dinlemeyi, şarap içmeyi ve kendi çapında koleksiyon yapmayı çok sever. Öyle bir gücü vardır ki karşısındaki konun uzmanı bile olsa ters köşe yapar, kendi görüşüne ikna eder. Belki biraz da karizmasındandır bilemiyorum :) Dışarıdan bakanlar için soğuk, mesafeli veya ciddi bulunabilir. Tanıyanlar içinse az konuşup, öz konuşan; birlikte olunduğunda keyife keyif katan, duygusal ve duyarlı, empatik ve düşünceli, zeki, çalışkan, tuttuğunu koparan bir "şirin baba"dır.
Bu kadar mükemmel bir adamın tabii ki defosu da olur. Kendisi hakkında olumsuz bir şey söylemekten hiç hoşlanmıyorum ama benim babam tüm bu zenginliğine karşın konu duygularını sözel olarak ifade etmeye geldiğinde tam bir mühendis olabilir bazen. Ama o yine de kendi üslubuyla, kendi diliyle bir yolunu bulur ve hissettirir. Tabii üzülse de, kızsa da söylemez/söyleyemez ve içine atar. Sonra içindekiler birikir ve midesini feci hasta eder. Ama o yine de hala gururlu gururlu doktorlara "ama benim bir şeyim yok ki" der ameliyatlardan beş dakika önce.
Babamın bende emeği büyüktür. Çocukken benimle Memory de Ateri de oynadı. Yıllarca banyomu o yaptırdı. Ortaokul-lise yıllarında okul eteğimi hep o kısallttı. Aksatmadı her yıl bir atkı ördü, takiben bana örgü örmeyi öğretti. Yıllarca kafama vura vura fen ve matematik çalıştırdı. Bisiklete binmeyi de, araba kullanmayı da o öğretti. Gece çıkma dönemleri başlayınca içine sinmedi, istediğim saatte, gecenin kör karanlıklarında "servis şoförlüğümü" de yaptı. İş bulmama, okul seçmeme, ev tutmama hep yardım etti. Tüm iyi günlerimde ve tüm felaket günümlerimde hep yanımda oldu...
Babam şimdi 55 yaşında, benden sadece 29 yıl ve 1 ay daha fazla yaşadı; ama ben artık baktığım zaman benimkiyle denk ruhunu görebiliyorum.
Babacim, senin gibi bir babam olduğu için çok şanslıyım! Seni çok seviyorum! Doğum günün kutlu olsun! :)

