Çok boşladım değil mi bu aralar... Haklısınız. En son yazının üzerinden bir şekilde tam iki hafta geçmiş; bir şekilde diyorum çünkü artık anlamadan ve fark etmeden zaman geçip gidiyor. Koştur koştur, düş, kalk, yuvarlan, yakala, tut, hop hop, altın top derken günler, haftalar bitmiş de geride kalmış bile.Neler oldu derseniz de bir bok olmadı kadar net ve basit her şey. Sabah kalk, akşam yat; talime devam ederken yalnız kaldığım vakit uzun dönem askerliğini yapan bir erin sabah tuvalette geçirdiği kadardır.
Kimin arkadaş, kimin dost, kimin hiç bir şey olduğunun ayrımını yaptığım; hayatta nelerin değerli ve nelerin olmadığını anladığım; değerlilerin hangilerinin ömürlük, sezonluk, günlük, anlık olması gerektiğini düşündüğüm hayatımın "sorgulama" dönemini aynalarla kaplı bir odada 5000 parçalık bir yap bozu tamamlamışım gibi bitirdim. Hatta bu dönemi geride bırakalı epey oldu da şimdi keyfini çatıyorum. Her gün işin üstüne her gece bir sosyallik ve hasret gidermeyle karışık bol bol muhabbet, sohbet, sevme, sevilme, şımarma, kahkahayla bu sefer sadece yorgun düşüyorum.
Hiç mi hiç şikayetçi değilim de var oluşlarının en ulvi amacı herhangi ama mümkünse zengininden bir koca bulmakken, bunu başarmış güya "aşk" kadını eski arkadaşlarımın pür makyaj, grand tuvalet akşam üstü kuş sütü eksik tadındaki çay sofralarında sağ bacak üstü sol bacak, otuz iki diş pozlarına rastladığımda "hani zeki ve çalışkan olan bendim?!" sorgulamasını yapmadan da edemiyorum.
Tabii katiyen bu bir eleştiri değil; aman ha yanlış anlaşılmasın... Bir kere olayın alan memnun, satan memnun kısmını bile bir kenara bıraktığımızda hayata geliş amaçlarını başarıyla çatır çatır gerçekleştirmiş şahsiyetlerden bahsederken eleştirmek haddimize düşmez; garipsesem de en az hafıza kaybı geçirmiş Cat Stevens'a duyduğum kadar saygıyla ellerini sıkarım. Da benimki bu fotoğraflardaki değil....
Benimkini sorarsanız ne birine, ne bir konuya, ne de bir olaya bağlı; hayatın kendisine ve en çok da kendime... Yaşamak çok güzel; ben daha da güzelim!
"Don't ask what end the gods have laid down for us, Leuconoe, it's wrong to ask: Don't play with Babylonian horoscopes. It's much better to put up with whatever comes, whether this is the last now exhausting the Mediterranean on the cliffs that block its waves. Be wise, strain the wine, and prune back your hopes to the short term. While we're talking, jealous time has already fled: Seize the day and put as little trust as possible in tomorrow." (Horace - Carpe Diem)
